Kayıtlar

dua ve zikir etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Büyü ve Sihir: İslam’da Muska ve Tılsım

Resim
      Büyü ve Sihir: Muska ve Tılsım hükmü İslam dini, insanın imanını korumayı en büyük hedef olarak belirlemiş ve bu imanı zedeleyebilecek her türlü yolu açıkça yasaklamıştır. Büyü, sihir, muska ve tılsım gibi meseleler de bu bağlamda ele alınır. Büyü, sihir,  muska tılsim bunlar çok önemli konular.  Bu konular sadece halk arasında anlatılan basit inanışlar değil; Kur’an-ı Kerim’de açıkça yer alan, Peygamber Efendimiz (s.a.v) tarafından şiddetle sakındırılan ve İslam âlimleri tarafından detaylı şekilde açıklanan ciddi meselelerdir. Bu yüzden bu konuyu anlamak, sadece bilgi değil aynı zamanda iman açısından da büyük önem taşır.       Kur’an’da Büyü ve Sihir Kur’an-ı Kerim’de sihir konusu birkaç farklı yerde ele alınır ve bu ayetler, sihrin hem varlığını hem de tehlikesini açıkça ortaya koyar. En önemli ayetlerden biri Bakara Suresi 102. ayettir: “ وَاتَّبَعُوا مَا تَتْلُوا الشَّيَاطِينُ عَلَىٰ مُلْكِ سُلَيْمَانَ …”  “...

Sabah ve Akşam Duaları ve Zikirler

Resim
Zikirlerin İslam’daki Yeri ve Hikmeti Sabah ve akşam yapılan zikirler, İslam’da kulun gününü ve gecesini Allah’ın korumasına teslim ettiği en önemli ibadetlerden biridir. Kur’an-ı Kerim’de Allah Teâlâ, sabah ve akşam vakitlerinde zikri emretmiş ve bu vakitlerin gaflet vakti olmamasını istemiştir.  Bu zikirler sadece dil ile yapılan tekrarlar değil, kalbin Allah’a yönelmesi, ruhun arınması ve insanın manevi bir koruma altına girmesidir.  Tefsir âlimleri bu vakitlerin insanın hem ruhsal hem de zihinsel olarak en açık olduğu zamanlar olduğunu ve bu nedenle yapılan ibadetin daha derin etki bıraktığını ifade etmişlerdir. Sabah vakti insanın yeni güne başladığı, akşam vakti ise günün muhasebesini yaptığı dönemdir ve bu iki zaman dilimi kulun Allah ile bağını güçlendirmesi için en kıymetli anlardır. Kur’an’da A’râf Suresi 205. ayette şöyle buyrulur: “وَاذْكُر رَّبَّكَ فِي نَفْسِكَ تَضَرُّعًا وَخِيفَةً وَدُونَ الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ بِالْغُدُوِّ وَالْآصَالِ وَلَا تَكُن...