Kayıtlar

Ehl-i Sünnet etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kader ve Kaza Nedir? Ehl-i Sünnet Görüşü

Resim
Kader ve Kaza Kader: Allah’ın ezelde (zaman başlamadan önce) bütün varlıkların, olayların ve insanların ne yapacağını, ne zaman ve nasıl olacağını bilmesi ve bunu ilahi ilmiyle takdir etmesidir.  Kader, Allah’ın sonsuz bilgisine ve kudretine dayalı ilahî planı ifade eder. Kaza: Allah’ın ezelde takdir ettiği şeylerin, zamanı geldiğinde gerçekleşmesi ve meydana gelmesidir. Yani kaderde belirlenen olayın, yaratılıp yaşanmasıdır. Kader ve kaza meselesi İslam’ın en çok yanlış anlaşılan ama en temel iman konularından biridir. Bu konu evlilikten ölüme, çocuk sahibi olmadan suçlara, kazalardan intihara kadar insan hayatının her alanını kapsar.  Ehli Sünnet inancına göre Allah her şeyi ezelde bilir, takdir eder ve yaratır; fakat insan da irade sahibidir ve seçimlerinden sorumludur. Bu yüzden “her şey kaderdir” sözü doğru ama eksik anlaşılırsa insanı yanlış düşüncelere. Kuran'ı Kerim'de Kader ve kaza   Kader ile İlgili Ayet “إِنَّا كُلَّ شَيْءٍ خَلَقْنَاهُ ب...

Ebu Mansur el-Maturidi ve Maturidilik Mezhebi

Resim
Ebu Mansur el-Maturidi Ebu Mansur el-Maturidi, 9. ve 10. yüzyıllarda yaşamış olan büyük İslam âlimlerinden biridir ve Ehl-i Sünnet kelam düşüncesinin en önemli temsilcilerinden kabul edilir. Tam adı Ebu Mansur Muhammed bin Muhammed el-Maturidi es-Semerkandi’dir ve Maveraünnehir bölgesindeki Maturid şehrine nispetle bu isimle anılmıştır. Özellikle akıl ve vahiy dengesini birlikte ele alan kelam sistemiyle tanınır. İslam inancını savunurken hem Kur’an ve Sünnet’e bağlı kalmış hem de aklı doğru bir delil aracı olarak kullanmıştır. Bu yönüyle, İmam Eş’ari ile birlikte Ehl-i Sünnet kelamının iki büyük temel ekolünden birini kurmuştur. İslam itikad tarihinde Ehl-i Sünnet kelam geleneğinin en önemli iki büyük ekolünden birinin kurucusudur (diğeri Eş’arîliktir ). Maturidilik, özellikle Hanefi fıkıh geleneğiyle birlikte gelişmiş ve Orta Asya merkezli olarak İslam dünyasında geniş bir etki alanı bulmuştur (Semerkand ilim çevresi bu ekolün doğduğu yerdir). Bu düşünce siste...

İmam Eşari Kimdir? Eşari Mezhebi

Resim
     İmam Eşari İmam Eşari (tam adıyla Ebu’l-Hasan Ali bin İsmail el-Eş‘arî), İslam kelam tarihinde Ehl-i Sünnet inancının en önemli alimlerinden biridir ve özellikle itikadi meselelerde akıl ile nakli birleştiren yaklaşımıyla tanınır. 873 yılında Basra’da doğmuş, gençlik döneminde uzun süre Mutezile ekolü içinde yetişmiş ve bu ekolün ileri gelen âlimlerinden ders almıştır. Ancak daha sonra yaptığı derin ilmi araştırmalar ve yaşadığı içsel sorgulamalar sonucunda Mutezile düşüncesinden ayrılmış ve Ehl-i Sünnet çizgisine yönelmiştir.  Bu dönüşüm, İslam düşünce tarihinde önemli bir dönüm noktası kabul edilir.   Eşari Mezhebi Eşʿarîlik hicrî 3. yüzyılın sonlarında ortaya çıkmıştır. Bu dönemde İslam dünyasında yoğun bir fikrî tartışma ortamı vardı. Bir tarafta aklı ön plana çıkaran Mu‘tezile, diğer tarafta nasları (ayet ve hadisleri) zahiri anlamıyla kabul eden Ehl-i Hadis bulunuyordu.  Ebû’l-Hasan el-Eş’arî gençliğinde Mu‘tezile eğitiminden ...

Ölüye Kur’an Okunur mu? Ehl-i Sünnet Görüşü ve Delilleri

Resim
Ölüye Kur’an Okunur mu? Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat İnancı  Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat inancına göre ölüye Kur’an okunması meselesi, İslam fıkhında “sevabın bağışlanması” (إهداء الثواب) başlığı altında değerlendirilir. Genel kabul şudur ki, Kur’an tilaveti başlı başına bir ibadettir ve bu ibadetin sevabı Allah’ın izniyle ölüye bağışlanabilir ve ona ulaşabilir. Bu konuda Kur’an’da doğrudan “ölüye Kur’an okuyun” şeklinde açık bir emir bulunmasa da, dua, bağışlama ve başkasına fayda sağlayan amelleri ifade eden ayetler bu uygulamanın caiz olduğuna delil kabul edilmiştir.    Kuran'i Kerim'de Deliller Kur’an’da ölüler için dua edilmesi ve müminlerin birbirine fayda sağlamasıyla ilgili birçok ayet bulunmaktadır. Bu ayetler, Ehl-i Sünnet âlimleri tarafından ölüye Kur’an okunmasının ve sevap bağışlanmasının meşruiyetine delil olarak görülmüştür. Örneğin Haşr Suresi 10. ayette Allah Teâlâ şöyle buyurur: رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِإِخْوَانِنَا الَّذِينَ سَبَقُون...