Faiz Nedir ve Neden Haramdır?
Faiz nedir?
İslam dini insan hayatını sadece ibadet yönüyle değil; ticaret, ahlak, sosyal hayat ve ekonomi yönüyle de düzenlemiştir. İnsanların birbirine zulmetmesini engellemek, toplumda adaleti korumak ve helal kazancı yaygınlaştırmak İslam’ın temel hedeflerinden biridir. Bu sebeple Kur’an-ı Kerim’de alışveriş helal kılınmış, insanların emeğiyle kazanması teşvik edilmiş; buna karşılık zulme, sömürüye ve haksız kazanca yol açan faiz kesin olarak haram kılınmıştır.
Faiz Arapça’da (riba)olarak isimlendirilir. Riba sözlükte artmak, çoğalmak ve yükselmek anlamlarına gelir. Dinî anlamda ise borç verilen mal veya para karşılığında şart koşulan fazlalığı ifade eder. Cahiliye döneminde zenginler fakirlere borç verir, ödeme günü geldiğinde “Borcu artır, süreyi uzatayım” derlerdi. Böylece borç katlanır, insanlar köleleştirilir, aileler dağılır ve toplumda büyük bir zulüm ortaya çıkardı. İslam bu düzeni kökten kaldırmış ve yardımlaşmayı esas alan bir ekonomik sistem kurmuştur.
Kur’an-ı Kerim’de faizle ilgili ayetler son derece ağır ifadeler taşımaktadır. Çünkü faiz yalnızca bireysel bir günah değildir; toplumun ekonomik ve ahlaki yapısını bozan büyük bir fitnedir. Faiz insanların kalbinden merhameti söker, zengini daha zengin yaparken fakiri daha da zor duruma düşürür. Bu yüzden Allah Teâlâ sadakayı ve helal ticareti övmüş, faizi ise bereketsizlik ve azap sebebi olarak bildirmiştir.
Kur’an-ı Kerim’de Faiz
Faiz hakkında Kur’an’da birçok ayet bulunmaktadır. Bu ayetlerin bir kısmı Mekke döneminde dolaylı uyarılar şeklinde gelirken, Medine döneminde kesin haram hükmü bildirilmiştir. Bu da İslam’ın toplumu aşama aşama eğitme metodunu göstermektedir.
Faizin Haram Oluşu
Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
الَّذِينَ يَأْكُلُونَ الرِّبَا لَا يَقُومُونَ إِلَّا كَمَا يَقُومُ الَّذِي يَتَخَبَّطُهُ الشَّيْطَانُ مِنَ الْمَسِّ ۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ قَالُوا إِنَّمَا الْبَيْعُ مِثْلُ الرِّبَا ۗ وَأَحَلَّ اللَّهُ الْبَيْعَ وَحَرَّمَ الرِّبَا
“Faiz yiyenler ancak şeytan çarpmış kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu onların ‘Alışveriş de faiz gibidir’ demelerindendir. Halbuki Allah alışverişi helal, faizi ise haram kılmıştır.”( Bakara Suresi 275 )
Bu ayet faiz konusundaki en temel ayetlerden biridir. Ayette geçen “şeytan çarpmış gibi kalkmak” ifadesi müfessirlere göre kıyamet günündeki rezil hali anlatmaktadır. İbn Abbas, Mücahid ve Katade gibi müfessirler bu insanların kabirlerinden perişan bir halde kalkacağını söylemiştir. Çünkü onlar dünyada insanların mallarını haksız yere yiyerek toplumu ifsat etmişlerdir. İmam Taberî bu ayetin, faiz yiyenlerin manevi körlüğünü anlattığını ifade eder. Çünkü onlar alışveriş ile faizi aynı görmüşlerdir. Halbuki alışverişte emek, risk ve karşılıklı rıza vardır; faizde ise çoğu zaman güçlü olanın zayıfı sömürmesi bulunmaktadır.
- İmam Kurtubî’ye göre ayetteki “Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır” cümlesi, faiz konusunda tartışmayı tamamen bitiren kesin bir hükümdür. İnsan aklı bir şeyi faydalı görse bile Allah haram kılmışsa o şeyde mutlaka zarar vardır. Günümüzde bazı insanlar “Faiz olmazsa ekonomi yürümez” diyerek faizi normal göstermeye çalışmaktadır. Bu söz cahiliye müşriklerinin “Alışveriş de faiz gibidir” sözüne benzemektedir.
Faizi Terk Etmeyenlere Savaş İlanı
Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَذَرُوا مَا بَقِيَ مِنَ الرِّبَا إِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ فَإِنْ لَمْ تَفْعَلُوا فَأْذَنُوا بِحَرْبٍ مِنَ اللَّهِ وَرَسُولِهِ
“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve eğer gerçekten müminlerseniz faizden kalan alacaklarınızı bırakın. Eğer bunu yapmazsanız Allah ve Resûlü tarafından size savaş açıldığını bilin.”(Bakara Suresi 278 279)
Bu ayet Kur’an’daki en ağır tehditlerden biridir. İbn Kesîr, Allah ve Resûlü tarafından savaş ilan edilen günahların çok az olduğunu belirtmiştir. Bu durum faizin ne kadar büyük bir haram olduğunu açıkça göstermektedir. Rivayete göre bu ayet Sakîf kabilesi hakkında nazil olmuştur. Onların bazı insanlardan faiz alacakları vardı. İslam geldikten sonra bu faizleri istemeye devam ettiler. Bunun üzerine Allah Teâlâ faizden tamamen vazgeçmelerini emretti.
- İmam Fahreddin Râzî’ye göre burada geçen savaş sadece ahiretteki azabı değil, dünyadaki huzursuzluğu da kapsamaktadır.
Çünkü faiz toplumda ekonomik krizlere, düşmanlığa ve sosyal çöküşe sebep olur. Günümüzde ailelerin dağılması, insanların ağır borç yükü altında ezilmesi ve ekonomik dengesizliklerin çoğalması bunun örneklerindendir.
Faizin Bereketini Yok Eden Allah’tır
Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
يَمْحَقُ اللَّهُ الرِّبَا وَيُرْبِي الصَّدَقَاتِ
“Allah faizin bereketini yok eder, sadakaları ise artırır.” (Bakara Suresi 276)
Bu ayet çok derin anlamlar taşımaktadır. Faizle kazanılan mal dışarıdan bakıldığında artıyor gibi görünür. Ancak içinde huzur, bereket ve hayır bulunmaz. Nice insanlar büyük servetler elde etmiş fakat aile huzurunu kaybetmiş, psikolojik çöküntü yaşamış ve mutsuz olmuştur. Sadaka ise görünüşte malı azaltır gibi görünse de Allah onu bereketlendirir.
İmam Gazâlî bu konuda şöyle der: “Haram mal kalbi karartır, ibadetin lezzetini yok eder.” Çünkü haram kazanç insan ruhuna ağırlık verir. Helal kazanç ise kalbe huzur getirir.
Yahudilerin Faiz Sebebiyle Azaba Uğraması
Allah Teâlâ şöyle buyurur:
وَأَخْذِهِمُ الرِّبَا وَقَدْ نُهُوا عَنْهُ
“Yasaklandıkları halde faiz almaları sebebiyle...” (Nisa Suresi 261)
Bu ayette Yahudilerin faiz sebebiyle ilahi azaba uğradıkları bildirilmektedir. Bu da faizin sadece İslam’da değil, önceki semavi dinlerde de yasak olduğunu göstermektedir. Çünkü faiz insan fıtratına aykırı bir zulümdür.
Hadislerde Faiz
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) faiz konusunda son derece sert uyarılarda bulunmuştur. Çünkü faiz sadece ekonomik değil aynı zamanda ahlaki bir bozulmadır.
Faizi Yiyene ve Yardım Edine Lanet
Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
لَعَنَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ آكِلَ الرِّبَا وَمُوكِلَهُ وَكَاتِبَهُ وَشَاهِدَيْهِ وَقَالَ هُمْ سَوَاءٌ
“Resûlullah faiz yiyene, yedirene, yazana ve şahitlik edene lanet etti ve ‘Bunlar günahta eşittir’ buyurdu.”(Sahih Müslim)
Bu hadis faizin sadece alan kişiye değil, sistemin içinde yer alan herkese zarar verdiğini göstermektedir. İslam kötülüğe yardım etmeyi de yasaklamıştır. Bir insan “Ben sadece işlemi yazıyorum” diyerek sorumluluktan kurtulamaz.
İmam Nevevî bu hadisin açıklamasında şunu söyler: “Bu hadis faize aracılık etmenin de haram olduğunu göstermektedir.” Çünkü kötülüğün yayılmasına yardım eden kişi de günaha ortak olur.
Faizin En Hafifinin Bile Büyük Günah Olması
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
الرِّبَا ثَلَاثَةٌ وَسَبْعُونَ بَابًا أَيْسَرُهَا مِثْلُ أَنْ يَنْكِحَ الرَّجُلُ أُمَّهُ
“Faizin yetmiş üç çeşidi vardır. En hafifi kişinin annesiyle zina etmesi gibidir.”( Sünen İbn Mace)
Bu hadis insanların faizi hafife almaması için çok ağır bir benzetme kullanmaktadır. Âlimler burada maksadın faizin çirkinliğini anlatmak olduğunu söylemiştir. Çünkü insanlar bazen faizi normal bir ticaret gibi görmeye başlarlar.
İbn Hacer’e göre bu hadis faizin küçük görülmesinin ne kadar tehlikeli olduğunu göstermektedir. Günümüzde birçok insan “Herkes yapıyor” diyerek faizi normalleştirmektedir. Oysa haram olan bir şey toplumda yaygınlaştığında helal olmaz.
Ahir Zamanda Faizin Yayılması
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
لَيَأْتِيَنَّ عَلَى النَّاسِ زَمَانٌ لَا يَبْقَى أَحَدٌ إِلَّا أَكَلَ الرِّبَا فَإِنْ لَمْ يَأْكُلْهُ أَصَابَهُ مِنْ غُبَارِهِ
“İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki faiz yemeyen kimse kalmayacak; yemese bile onun tozu kendisine bulaşacaktır.”(Sünen Ebu Davud)
Bu hadis günümüzü adeta tarif etmektedir. Modern ekonomik sistemlerde faiz hayatın birçok alanına girmiştir. İnsan farkında olmadan bile faizli işlemlere temas edebilmektedir. Bu yüzden Müslümanın çok dikkatli olması gerekir.
Faizin Otuz Altı Zinadan Daha Ağır Olması
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
دِرْهَمُ رِبًا يَأْكُلُهُ الرَّجُلُ وَهُوَ يَعْلَمُ أَشَدُّ مِنْ سِتَّةٍ وَثَلَاثِينَ زَنْيَةً
“Kişinin bilerek yediği bir dirhem faiz, otuz altı zinadan daha ağırdır.”(Müsned Ahmed)
Bu hadis faizin toplum üzerindeki etkisinin büyüklüğünü göstermektedir. Zina bireysel bir günah iken faiz toplumsal bir felakete dönüşebilir. Çünkü faiz ekonomik düzeni bozar ve milyonlarca insanı etkiler.
Dört Mezhebin Faiz Hakkındaki Görüşleri
İslam mezhepleri faizin haram olduğu konusunda ittifak etmiştir. Aralarında sadece bazı ayrıntı farklılıkları bulunmaktadır.
Hanefi Mezhebi
Ebu Hanife ve Hanefi âlimleri faiz konusunda çok hassas davranmıştır. Hanefilere göre borçtan doğan şartlı her fazlalık faizdir. Bir kişiye borç verip geri alırken fazlalık istemek kesin haramdır. Aynı şekilde altın, gümüş, buğday, arpa gibi ölçü ve tartıyla satılan mallarda fazlalıklı değişim de faiz kapsamına girer.
İmam Serahsî Hanefi mezhebinde faizin yasaklanmasının hikmetini anlatırken insanların mallarının haksız yere yenmesini engellemek olduğunu ifade eder. Hanefiler özellikle vadeli satışlarda ortaya çıkan haksız fazlalıklara dikkat çekmiştir.
Şafii Mezhebi
İmam Şafii faiz hükümlerini hadisler ışığında ayrıntılı şekilde açıklamıştır. Şafii mezhebine göre aynı cinsten malların peşin ve eşit miktarda değiştirilmesi gerekir. Fazlalık veya vade olması faizdir.
Şafii âlimleri borçtan menfaat sağlamayı da faiz kapsamında değerlendirmiştir. Mesela bir kişiye borç verip karşılığında hediye şart koşmak caiz görülmemiştir.
Maliki Mezhebi
İmam Malik faiz yasağının toplumdaki zulmü engellemeye yönelik olduğunu vurgulamıştır. Malikilere göre faiz insanları sömürmeye yol açtığı için yasaklanmıştır.
İmam Malik Medine ehlinin uygulamalarını esas almış ve sahabenin faiz konusundaki titizliğini örnek göstermiştir. Malikilere göre ihtiyaç sahibi insanın zor durumundan faydalanmak büyük bir zulümdür.
Hanbeli Mezhebi
Ahmed bin Hanbel faiz konusunda naslara sıkı bağlılığıyla bilinir. Hanbeliler Kur’an ve hadislerde geçen bütün faiz türlerinin haram olduğunu kabul etmiştir.
Hanbeli mezhebinde faize götüren yollar da yasaklanmıştır. Çünkü İslam sadece haramı değil, harama götüren sebepleri de engeller.
Tasavvufta Faiz Anlayışı
Tasavvuf ehli faiz konusuna sadece fıkhi açıdan değil, kalbin temizliği açısından da bakmıştır. Onlara göre haram lokma insanın manevi hayatını karartır.
İmam Gazali helal lokmanın ibadetin kabulüne büyük etkisi olduğunu anlatır. Haram kazançla beslenen kalpte huşu azalır, ibadetin bereketi kaybolur.
Abdülkadir Geylânî hazretleri şöyle der: “Haram lokma kalbi öldürür.” Çünkü insanın kazancı ruhunu etkiler.
Faizin Topluma Zararları
Faiz sistemi toplumları derinden etkiler. Tarih boyunca ekonomik krizlerin büyük kısmında faizli sistemlerin etkisi görülmüştür.
Faiz zengini daha zengin yaparken fakiri daha da borçlandırır. İnsanlar çalışmadan para kazanma hırsına kapılır. Yardımlaşma ruhu zayıflar. Aileler ağır borç yükü sebebiyle huzursuz olur. İnsanlar psikolojik baskı altında yaşar.
- Kur’an’ın hedeflediği toplum ise merhamet, yardımlaşma ve paylaşma toplumudur. Bu yüzden zekât ve sadaka teşvik edilmiş; faiz yasaklanmıştır.
Sahabenin Faiz Hassasiyeti
Sahabeler faiz ayetleri indikten sonra büyük bir teslimiyet göstermiştir. Ellerinde faiz alacakları olsa bile vazgeçmişlerdir.
Ömer bin Hattab faiz ayetlerinin önemini anlatırken şöyle demiştir: “Faizin bazı meseleleri bize kapalı kaldı. Bu yüzden şüpheli şeyleri de terk edin.”
Bu söz Müslümanın sadece açık haramdan değil, şüpheli işlerden de uzak durması gerektiğini göstermektedir.
Faizle İlgili İbretlik Olaylar
Faizle Zenginleşen Adamın Sonu
Anlatıldığına göre çok zengin bir tüccar vardı. Sürekli faizle borç verir, insanların zor durumundan faydalanırdı. Malı arttıkça arttı fakat ailesinde huzur kalmadı. Çocukları birbirine düştü, evinde kavga eksik olmadı. Bir gün yaşlı bir âlim ona Bakara suresindeki “Allah faizin bereketini yok eder” ayetini okudu. Adam ağlamaya başladı ve şöyle dedi: “Ben malımın arttığını sandım ama huzurum yok oldu.” Sonunda tövbe edip faizden vazgeçti. Bir süre sonra kalbindeki huzurun geri geldiğini söyledi.
- Osmanlı Vakıflarında Faizsiz Yardım
- Osmanlı döneminde birçok vakıf ihtiyaç sahiplerine faizsiz borç verirdi. Buna “karz-ı hasen” denirdi. İnsanlar zor durumda kaldığında yardım edilir, geri ödeme kolaylaştırılırdı. Böylece toplumda dayanışma güçlenirdi.
Bu sistem insanların birbirine merhametle yaklaşmasını sağlıyordu. Modern faiz sistemi ise çoğu zaman insanları yalnızlaştırmaktadır.
Bir Âlimin Titizliği
Bir âlime hediye getirildiğinde önce bunun borç ilişkisiyle bağlantılı olup olmadığını sorardı. Eğer borç verdiği kişinin hediyesi olduğunu anlarsa kabul etmezdi. Çünkü borçtan doğan menfaatin faize dönüşmesinden korkardı.
Bu durum eski âlimlerin haram konusunda ne kadar hassas olduğunu göstermektedir.
Modern Dönemde Faiz Meselesi
Günümüzde bankacılık sistemi sebebiyle faiz konusu daha karmaşık hale gelmiştir. Kredi kartları, krediler, mevduat faizleri ve çeşitli finans sistemleri Müslümanların dikkatli olmasını gerektirmektedir.
Birçok İslam âlimi zaruret olmadıkça faizli işlemlerden kaçınılması gerektiğini söylemiştir. Katılım finans sistemleri ise faize alternatif oluşturmak amacıyla geliştirilmiştir.
- Müslüman kazancında helal-haram hassasiyetine dikkat etmeli ve şüpheli işlerden sakınmalıdır.
Faizden Korunmak İçin Yapılması Gerekenler
Müslüman öncelikle kanaatkâr olmalıdır. İsraf insanı borca sürükler. Borç arttıkça faizli sistemlere meyil çoğalır. Helal ticaret yolları aranmalı, kolay kazanç hırsından uzak durulmalıdır.
- Borç verirken sevap niyetiyle hareket edilmeli, ihtiyaç sahibine yardım edilmelidir. Çünkü İslam’da borç vermek sadaka gibi sevap kabul edilmiştir.
Ayrıca kişi kazancının helal olmasına dikkat etmeli, çocuklarını haram lokmadan korumalıdır. Çünkü haram lokma manevi hayatı etkiler.
Özetliyecek Olursak
Faiz Kur’an ve sünnette açık şekilde haram kılınmış büyük günahlardandır. Allah Teâlâ faizi yasaklamış, sadaka ve helal ticareti teşvik etmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) faizle ilgili çok ağır uyarılar yapmış, faize aracılık edenleri bile lanetlemiştir. Dört mezhep de faizin haram olduğu konusunda ittifak etmiştir. Faiz yuva yıkmak hatta can amlaya kadar büyük ve çirkin bir günahtır.
Faiz sadece bireysel bir günah değil; toplumu bozan büyük bir zulümdür. Bu yüzden Müslüman helal kazanca yönelmeli, şüpheli işlerden uzak durmalı ve Allah’ın bereketine güvenmelidir. Çünkü gerçek zenginlik çok mal değil, huzurlu ve bereketli bir hayattır.
Allah bizi faiz belasında muhaza etsin. Başarılar dilerim
YanıtlaSilMaalesef faiz günümüzün hastalığı herkes fayda bulaşmış durumda Rabbim bizleri faiz belasından korusun çok zor çünkü herkes faiz yiyip içiyor başarılarınızın devamını dilerim çok güzel bir çalışma olmuş ellerinize emeğinize sağlık hocam
YanıtlaSil